Lilypie Fourth Birthday tickers
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2009 Pazar

ülkemizle tanış oğlum

canım oğlum,
Burası bizim sevgili ülkemiz,hoşgeldin.Tanış onunla;  ülkemiz bir cennettir ama alışmalısın burada yaşananlara...
Selde kaybolan çocuklara, düşünce fakiri sorumsuz insanlara...
Başka yerlerde bir felaket olur,dünya durur,
Bizim ülkemizde insanlar ölür..
Bir yağmur yağar,aileler dağılır,suç hep DOĞA ya atılır..
Deprem olur,yangın çıkar,sel olur..bir çocuk kaybolur...adı bugün DİLA olur,
Umarım bu acılar yarınlarda son bulur...
Bu hafta İstanbul gibi bir şehirde yaşanan akıl almaz ölümler içimizi çok acıttı..dün akşam annesinin kollarından kayıp sel sularına karışan 1,5 yaşındaki Dila rüyama girdi.meğer anne olunca, bir insanın yetişmesindeki zorluğu görünce  tam olarak anlıyormuş insan, ''insan hayatı''nın değerini..belki de bu yüzünden erkek yöneticiler bu kadar  sorumsuz ve bu kadar düşüncesiz olabiliyorlar.

 Vazgeçtim, sen buraya alışma oğlum,değiştir bu çirkinlikleri...

okul öncesi eğitim semineri

 ÖĞRET ONA
 Zaman alacak biliyorum ,fakat eğer öğretebilirsen ona,
 Kazanılan bir liranın ,bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret.

Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve de kazanmaktan neşe duymayı..

Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.Eğer yapabilirsen,sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.

Bırak erken öğrensin,zorbaların görünüşte galip olduklarını..

Eğer yapabilirsen,ona kitapların mucizelerini öğret.

Fakat ona sessiz limanlar da tanı.
Gökyüzündeki kuşların,güneşin altındaki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği..

Okulda hata yapmanın,hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.

Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret.
Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi..

Tüm insanları dinlemesini öğret ona,
Fakat tüm söylediklerini gerçeğin elinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret

Eğer yapabilirsen,üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona.

Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.

Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,
Fakat kalbi ve ruhuna hiçbir zaman fiyat etiketi koymamasını öğret..

Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona.

Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa,dimdik dikilip savaşmasını öğret.


           Abraham Lincoln tarafından oğlunun öğretmenine yazılmış bir mektup




Dün bizim otelimizde gerçekleşen harika bir seminere katıldım.Bu harika şiir de seminerin başlangıcında okundu..Aslında seminer anaokulu öğretmenleri için hazırlanmıştı.SMG yayıncılık ve marmariste işini en iyi yapan ve harika sahipleri olan konak kırtasiye işbirliğiyle düzenlenen seminerin konuğu ise Ankara Üniversitesi eğitim bilimleri fakültesinden Prof.dr Gülengül Haktanırdı.

O kadar harika ve o kadar şaşırtıcı şeyler öğrendim ki,çocuk gelişimi bölümü okumadığıma pişman oldum..elbetteki konuşmacımız Türkiye de olan eğitim sorunlarına değindikçe çok üzüldüm ama yapılabilecekleri sıralayınca da içim rahatladı..fakat onun tüm bu anlattıklarını hangi okulların dikkate alıp uygulayacağı da elbette soru işareti..Uzun uzun tüm semineri anlatamayacağım ama aklıma kazıdığım iki üç şeyi unutmayayım, ileride bakarım buraya,Yaman beye anaokulu seçerken dikkate almaya çalışırım diye yazayım istedim..
  • Okul öncesi eğitimde hiç bir şeyin ders kıvamında olmaması gerektiği ve bağımsız anaokullarının birazda para hırsı yüzünden branş dersi gibi uyguladığı satranç,drama,ingilizce,bale....(uzayıp giden liste) sınıflarının yanlışları...eğer o dersi veren hocalar da anaokulu öğretmeni gibi çocukları tanıyıp sürekli onlarla olursa bir sakınca yok.Asıl olması gereken çocukların kendi öğretmenlerinin onlarla bu aktiviteleri yapması ya da o branş hocalarıyla birlikte öğretmenin de yanlarında bulunması..(bu kadar yönden kendisini geliştirmiş çocuk gelişimci bulmak ne kadar kolay o da ayrı muamma)
  • Asla ve asla çocuklara fiziksel ya da duygusal istismar yapılmaması gerektiği(niye kirlettin üstünü demek bile duygusal istismarmış)
  • Çocuklar aynı anda aynı aktiviteleri yapmak için zorlanmamalılarmış.hep birlikte boyama yapmak çoğu zaman onların yaratıcılıklarını öldürürmüş..özellikle sınırlı boyama(içi doldurulan şekiller)..oyun saatinden önce daha önce oluşturulmuş köşelerin hangisinde kimin oynamak istediği sorularak,istemeyenlerde uygun aktiviteye yönlendirilmelilermiş(eğitimde bize Boston da ziyaret ettikleri bir anaokulunun bunu nasıl başardığını gösterdiler..çok da kolay uygulamalarla yapılabilecek bir şey olduğunu gördük..)
  • Bizim okulların kafalarına göre istedikleri yaklaşımı (Montessori yaklaşımı ya da Reggio Emilia yaklaşımı) benimsemelerinin ne kadar yanlış olduğu,hangisinin en doğru olduğuna ve bizim kültürümüze en uygun olanına bir kurulun karar verip tüm okulların tek bir yaklaşımı benimsemesi gerektiği.. üstelikte bunları uyguluyoruz deyip,yanından bile geçememeleri..
  • GOETHE nin unutmamam gereken bir sözü; bir çocuğa iki şeyi öğretin''kökleri ve kanatları''...
  • Köy enstitülerinin kurucusu Hakkı Tonguç un ''İnsan Topluma hizmet etmeden ölmeye utanmalıdır''sözünü..ve bu sözü tam manasıyla yerine getirdiğini düşündüğüm Prof.Gülengül hanımı hiç unutmayacağım..bu arada anne baba eğitimlerine de başlamışlar..bunun organizasyonunu birileriyle paylaşıp yapmalıyız..çok güzel olur.