Lilypie Fourth Birthday tickers
sorunlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sorunlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2010 Perşembe

Bizim SPA nın sıpası..

Büyüyüp köpük masajı yapacak mısın acaba bana bir gün??Hemen yapacak gibi bir halin var oysa..

Çalışmak ne de keyifliymiş meğer  o günlerde...halbuki bana ne zor geliyordu..
Bir müşteriyle konuşurken göz ucuyla bir yandan onu kesmek,tam bir satışın  ortasında ağlamasını duyup,yanına gidememek...
Her yeri karıştırıp ellemesi,etraftaki dekorları yemeye kalkması,yürüyüş bandında emeklemeye çalışması,müşterilerin ayak banyosunda cıbı cıbı yapmaya kalkıp hatta bununla yetinmeyip içindeki çiçekleri tatmak istemesi ,hemencecik ne çabuk eskiyiverdi...
Mayıs ayında  Evren yanımızda değildi,o sıra bir çalışanımızın annesi onunla ilgilendi,ama mayıs sonu,haziran başı çoğunlukla Yaman işyerimizdeydi..






Kirli sepetinden çıkıp ''cee ee''oynayışımız..
Tekerlekli çamaşır sepetinde giderken ki sevinç çığlıkları şimdi sanki kulağıma geldi..

Zordu evet  belki ama Güzel günlerdi...

7 Mayıs 2010 Cuma

kes sesini ver memeni




Canım miniğim
öööyle eski fotoğraflara bakıyordum..

Buraya henüz ekleyemediğim ne harika pozların var,çok kızdım kendime ama o günlerde o kadar zordu ki herşey,bu kadar bile yazabildiğime şükür.

İnanamıyorum..baktıkça şaşırıyorum,
Sen ne kadar küçükmüşsün meğer.
Sanki onuncu ayda şimdi bana bebeklikten çıkıp,çocuk oldun gibi geliyor.
O kadar anlıyorsun ki herşeyi..
O kadar farkındasınki..
Şimdi emzirdim geldim seni.


Doktor amcamıza gittik dün,bekleme salonundaki hallerin çok tatlıydı.
Hatta bir ara bekleme salonunda beklemekten sıkılmış yetişkinleri andıran bir havan bile vardı.

 off..hadi artık..ne bekliyoruz???bakışını babanı tanıyan herkes çok iyi bilir.bu bakışı bu sefer sende görüyorum ve çok şaşırıyorum..

Doktorumuz bize çok güzel haberler verdi ama senin hoşlanmayacağın şeylerde söyledi..
Gece meme yok artık dedi..uyku disiplini oluşturma açısından. aslında bunu çoook önce söylemişti ve çok da güzel uyguluyorduk taa ki biz senin şu emziğini o yağmurlu akşamda  ıslanma diye koştururken yüksek ihtimalle düşürüp,kaybedene kadar..
O gün bugün zorluyorsun yine bizi biraz,ben yoksam herşey iyi ama beni görür görmez hemen huysuzlanıyorsun,önüme önüme eğiliyorsun,bi de yalandan ağlaman var ki ömre bedel,çok komik oluyorsun.Kıyamıyorum bende sana,veriyorum ama böylece en sevmediğim ,ağlayarak dediğini yaptıran çocuk tipine bir adım daha yaklaşıyorum diye de içim içimi yiyiyor.
Ama bu meme konusunda hayır demek öyle zor ki..o kadar susamışça kana kana kucağıma gelişin var ki..
bozamıyorum o büyüyü,o anı yaşamak istiyorum,
kapılıyorum ben de sana,
başlıyoruz bakışa bakışa emişmeye,bir elinle kolumu okşuyorsun
ama çoğu zaman yoluyorsun,ısırıyorsun,kızınca da trip atıyorsun..
eskeza vermezsem ya da diretirsem,
''sadede gel,memeni ver ''bakışı ile karşılaşıyorum.

gece konusuna gelince,geri dönüş kolay olur daha önce alışkın olduğu için dedi doktor amcan ama,öyle bir akıllanmışsın ki,ilk gece 3 farklı emzik  koydum başucuma,hem de pekmeze bulanmış,bunları almazsa diye en sevdiğin biberonla papatya çayı,bunun yanında su da koydum,
ama hiç birisi seni tekrar uykuya döndüremedi..sanki dokuz ay boyunca pış pışla uyuyan sen değilsin gibi..
on ay boyunca verdiğim mücadele 1 ayda silindi gitti..bende işin doğası bu heralde o zaman diyorum artık..
''kes sesini ver memeni''bakışınla istediğini aldın yine.

Seni en son 4.ayında gören güven amca yeni Yaman'a bayıldı,korkmadın ondan ..korkarlarmış genelde.sen hep güldün,tam 1 yaş boyundaymışsın:75 cm.,büyüdüğünde en az 1.85 olacak boyu dedi:)
Bu kadar hareketli olmana rağmen kilonuda çok iyi buldu:9.230 gr.
Ama en çok uyumunu ve sosyalliğine bayıldı,sünnetini de beğendi,emzik konusunda ise beni fırçaladı.Sahip çıkacaktınız,haklı çocuk dedi..
zaten o hep sana hak veriyor,hep biziz suçlu.



Tepesine çıkıyorsun,yine de sen haklı çıkıyorsun. 

O kadar merak ediyorum ki,bir gün sadece bir gün sen olmak istiyorum bazen..ne var bu memeyi vazgeçilmez kılan?tiryakilik yaratan?
gerçi cevap basit,sende ne varsa bende tiryakilik yapıp,vazgeçilmez kılan,
bende de o var demek ki..
ne kötü,hepimiz bu dönemlerden geçiyoruz ve hayatımızın en poh pohlanarak geçen,
belki de en harika yıllarını hatırlamıyoruz.. 

sen de hatırlamayacaksın ama en azından tüm bu yazılanlarla 
ben hatırlayacağım,sana da hatırlatacağım.
işte bunun için ben hep buralardayım.

27 Mart 2010 Cumartesi

Öyle bir geçer zaman ki

Nasıl bir hızdır bu böyle yetişmek imkansız..
Pipimiz gitti gideli oturmadık ki ailecek tabiri caizse kıçımızın üstüne..yazacaklarda birikti elbet dağ gibi..
Mesela ben daha Yaman elleriyle tutunup doğruluyor yazısı yazacaktım,adam neredeyse yürüyecek artık.
Nerden başlasam,nasıl anlatsamm...

mmmm...en lezzetlisinden yani spadan başlayalım o zaman.
Babamız dönmeden onunda görmesini istediğim için hem de hep biz insanları rahatlatıyoruz,
bu sefer de spacılar bir  spa keyfi  yapsın istedim,bakalım nasıl oluyormuş bir tatmak istedim,Yaman efendi ananesiyle vakit geçirirken biz spa'da keyfe gittik.(zalim anne,acımasız anne).

Sağım,solum,önüm,arkam Keyif..
Her yer keyif için,dinlenmek için..dinlenip tazelenmek için..
Her şey sanki yorgun anneler için..
NUA spa,'zamanın durduğu yer''diyerek karşılıyor konuklarını fakat zaman duramadı bizim için,aklımız miniğimizde kaldı bir de üstüne babamız ''ben keyife keyif demem oğlum yanımda olmayınca''deyince tam manasıyla tası tarağı topladık dönüşe geçtik.Dönüşte tam benlik, içinde bir sürü antika eşya bulunan,bahçesinde ise ıncık cıncık herşey olan şirin bir ızgaracıda süper bir köfte yedik,orada kamerama takılanlar işte bunlardı.

Ertesi gün babamız gitme hazırlığına başladı.
Saatler geçmesin isterken,gelme saati o kadar çok yaklaştı ama biz bi türlü babamıza doyamadık,tek başına dönmesini içim almadı bu sefer..
O da dünden razıymış meğer,gelelim mi seninle dememle gelsenize demesi bir olunca,hiç beklenmedik bir marmaris ziyaretimiz oldu.Ben nasıl olsa babamızla gideceğiz,hem tam da uyku vaktine denk geliyor diye hiç planı bozmadım,uçak aklımın ucundan bile geçmedi,otobüste kocişkomun yanında paşa paşa giderim sandım safça :)) bir bebekle 12 saatlik yolculuk??
Yaman neredeyse tüm yol boyunca uyumasına rağmen,yanımızdaki koltuğu boşaltmamıza rağmen,ben gözümü bile kırpamadım..ya uyursam,koltuktan düşerse,araba fren yaparsa,aman o aman şu,ayy bu annelik ne zormuş ya...Yan koltukta horul horul uyuyan kocayı gördükçe de içten içe nasıl kin yaptım anlatamam ki ben normal yolculuklarda bile  uyuyamazsam,kafasını arkaya dayayıp,yatakta gibi mışıl mışıl uyuyanlara nasıl gıcık olurum bi allah bi ben bilirim.
Zaten Yaman da uyudu dediysem,otobüsün her durduğu yerde,ışıklar açılınca sanki kendisi inecek gibi kalkıp etrafa bakınmalar yetmezmiş gibi,4de gözlerini fıldırfeş açıp host abiye kur yapmaya başladı bir anda.2 saat kadar uyanık kaldıktan sonra uyudu,işte o ara bende uyudum 30 dak.sonra gelmişiz zaten,neyse sağ salim gelmiştik ya sonunda..
Evde misafirimiz vardı,sabahın köründe ,ilk iş mışıl mışıl uyuyan misafirimiz gülşen teyzesinin koynuna atıldı beyim,Gülşen için ufak bir şok oldu bu. Sonra biraz dinlenip iş yerimize gittik,önce Oya teyzesine sürpriz yaptık,kafasını işe gömmüş oya teyze,bir anda karşısında Yamanı görünce deliye döndü ve az bir zaman sonra Birlikte uyku terapisi yaptılar yine her zaman ki gibi..

Sırada ciciannemiz vardı.Kapıyı çalıp paşayı paspasa bıraktım,ben saklandım.
Kapıyı açınca,paspasta bir bebek gören Yaman'ın ciciannesi Nadire ablacım neye uğradığını şaşırdı tabii.
Biblo dükkanından farksız olan bu eve Yaman bayıldı,nereye bakacağını şaşırdı,neye dokunacağını bilemedi,ben eminim ki ''iyi ki şu ayağa kalkma işini öğrendim''dedi kendince.''Demek ki en çok karıştırmaya yarıyormuş...''


Sonra Fındık abisiyle tekrar tanıştı..Dejavu olmuyor mudur ona?
Ne ilginç,aslında tüm bu anlattıklarım zaten onun hayatında olan şeylerdi fakat miniğimin bunlardan hiç haberi yoktu,şimdi ise hepsiyle tam manasıyla tanışıyor,herşeye tepki veriyor,tepkileriyle tanıştığına memnun oluyor,ya da olmuyor,aslında  herşeyi çok beğeniyor..özellikle de o şey yeniyse..
Fındık abisi ve sokağımızın köpeği bethoven.
Fındığı ilk gördüğünde tüylerini avuçladı ve sıkı sıkı çekti ama akıllı abisi gıkını bile çıkarmadı..
Çocukları ve hayvanları aynı kareye almak bir mucize ve ben bu sefer o mucizeyi gerçekleştiremedim.

Günün sonunda uykusuzluktan ölmek üzereydim,gündüz uykuları 30 dakikadan uzun olmadığı için gündüzde uyuyamadım,akşamda yeni sünnet olduğundan mıdır,yerini yadırgadığı içinmidir nedir bilmem,ne kendisi uyudu ne de bizi uyuttu.Bir günde benim pilim bitti,uykusuzluk gerçekten bir annelik sınavı..
Yaman kime benziyor diye düşünüp duruyorduk ya,kime benzediğini bulduk,Cemal abimize benziyor ayol bu çocuk.
Akşam çok tatlı bir ziyaretçimiz vardı,Yaman babasının kopyası Bedirhan abisini çok sevdi.


Sabah kalktığımda bebeğini tek başına büyütmek zorunda kalan tüm anneler ve kendim için sabır duasına çıkasım geldi.
Güzel olan şey havanın harika oluşuydu,bahar erken geldi içime..bebeğim sevdiklerimizleydi,evimizdeydik ama uykusuz geçen ikinci gün ve bitmek bilmeyen mızmızlık hali bana dönüş kararı aldırdı.Dopdolu geçen iki gün bir gece bize yetti ve bulduğumuz ilk uçakla kaçar gibi döndük annemin şefkatli kollarına:))
Uçakta da devam eden mızmızlığın sebebini ertesi gün dedesi keşfetti.
Meğer ağzı bütün yara içindeymiş kuzumun.Ben sünnetten diye düşündüğüm için bilemedim ve döndüğümüze çok sevindim çünkü çok zor bir gün daha geçirdik pazar günü.Hiç durmadan mızıldadı.Hemen doktorumuzu aradık,kullanmamız gereken ilacın adını alıp,dedeyle nöbetçi eczane arayışına çıktık.Bulduk,yavaş yavaş geçti yaralar ama çok ızdıraplıydı hem onun için hem bizim için.En ızdıraplı olansa günde 4 kez olan  uygulama,önce karbonatlı suyla ağız temizlenecek,ardından ''mikostatin''adlı ilaç yaralı yerlere gelecek şekilde verilecek,eğer ağzını açarsa..ilk uygulamadan sonra,herşeye ağzını açan çocuk,kokusunu mu anlıyor ne oluyorsa nasıl kapatıyor o ağzını açabilene aşkolsun.sadece bunlar olsa iyi,demiri var,d vitamini var,her ilaç verme anı bana tasa olmaya başlamıştı ki yaraları hafifledi.
Tam o düzeldi,ben hastalandım.Bir anda boğaz ağrısı,kırk derece ateş,
Yorgunluk bir yandan
hastalık bir yandan,
al bakalım sen misin bebeğini evde bırakıp
spa keyfi yapan...




Posted by Picasa

9 Mart 2010 Salı

elveda pipi

Üzgünüm miniğim..bugün biraz canını yaktılar,çok üzüldüm annem..
ama ilerde hatırlama,olsun bitsin hemen kurtul diye,yapmamız gereken bir uygulamayı sadece biraz erkene aldık senin sağlığın için.
Baban yanımızdayken,herkes biraradayken olsun bitsin dedik..

  Oldu da bitti maşallah..

Peki nasıl oldu?
Açıkcası düşündüğümden daha kolay oldu..


çünkü sen çok güçlü ve metanetli bi bebeksin biliyor musun?
sanki bugünkü macerayı sen yaşamamışsın gibi mışıl mışıl uyuyorsun şimdi.



Dün,ben tahlil için kan alınacağı sırada ağlayacağından emin olduğum için duramadım yanında,çıktım,dışarıda ses duyacağım  ve üzülüceğim diye düşünürken,bir de ne göreyim,benim minik annenesinin kucağında,elinde zevkle arabanın anahtarını kemiriyor,gıkı bile çıkmamış..
Bugünde aynı taktikle damar yolun açılırken oyaladı baban seni;sonuç yine başarılı,gözyaşı dökülmeden halloldu bu iş de.






















Hiç ağlamadığın için hemşire ablalar bayılmış sana..

Eee..tABİİ sen de onlara..
biz babanla serumunun ilerlemesi derdindeyiz,sen orada hemşirelere sarkayım,şu hortumu koparayım,bu demiri ne kadar sallarsam düşürürüm,baba bırak beni emekleyeyim triplerindesin..

Bu arada o dakikalar bana çok stresli gelmişti fakat fotoğraflara bakınca biraz rahatladım,çok da kötü değilmiş yani..


İşte en sıkıntılı an..
o şeyi ağzına götüremedin ya,deli oldun..
işte pipiden ziyade orada bizi en çok yoran ve zorlayan şey,bu elindeki zımbırtıyı 5 saate yakın(operasyon öncesi ve sonrası)fazla hareket ettirmeden tutmanı sağlamaktı.


artık zaman geldi,ufak bir sakinleştiriciden sonra en son böyle bakıyordun,içimden tüm iyi dileklerimi saydım,duaları okudum,kızdım hep,neden var böyle bir şey diye..


ama daha ben bunları sorgularken...
olmuş da bitmiş,geldin bile..
hiç yakışmamıştı bu şeyler miniğimin minicik ellerine..


İlk geldiğinde de sakin sakin bakarken,bir ara bi çıldırdın..
Allahtan az sürdü..




işte bu dakikalardı canımın canının yandığı anlar
Kollarımda sızdı kaldı,
Nefesi burnumu ısıttı,
Acısı içimi acıttı..
Geçti bitti bak annem,büyüyünce de bana olur mu?
''annecim hiç acımadı...''



23 Şubat 2010 Salı

rengarenga haftasonu..

o zor günler,yoran günler eskidendi geçti..
bu neşenin altında bu yazı ne arıyor dersen,

Bu keyifli kareleri cumartesi günü yakaladık.
Palyaço olduk biz oğluşumla.

Marmaristen dönerken Akhisar'da yemek yemeğe bayıldığımız  köfteci Ramiz'in İzmitte de bir şubesi açıldığını öğrenince cumartesi,hazır teyzemiz de yanımızdayken,hemen gittik ailecek.Poz Poz fotoğrafladı teyzemiz bizi..öyle kolay iş değil ama göründüğü gibi bu anı yakalamak zira Yaman'ın kafasından peruğu saniyede çıkarıp ağzına götürmesi an meselesi çünkü.O iyi çıkarsa ben yamuluyorum,baya bi uğraştan sonra bunlar çıktı ortaya.

Çok güldük,çok ağlayacağız lafına hayatta inanmam..
İnadına daha çok gülmek isterim,
ama bu karelerden sonra ''acaba?''dedim bak şimdi


Fakat çok keyifli geçen bugünün gecesi çok ama çok zor geçti,çünkü hastalık direğinden döndük ilk kez..
derecede 38.3 ü gördüğümde çok telaşlandım,meğer bu bile hafif ateşmiş.hafifi buysa,yükseğiyle hiç tanışmayalım.Bu bile deli etti miniğimi.Üst dişler ucunu gösterdi ama bir türlü gelemediler,onlar mı yaptı,bi ara oynarken cıbıl cıbıldık ondan mı oldu ne oldu bilmiyorum ama bildiğim tek şey,
tokat yemiş gibi oldum..
ben küçükken,öksürünce annem''öksürme bak,bakmam sana,dinlemiyorsun sözümü,şimdi hiç öksürme''derdi ,ben korkardım öksürmeye..o an anladım neden öyle dediğini çünkü nasıl bi suçluluk hissidir o hastalık hali bir anne için.ancak o a'nı yaşamak lazım.yok aman aman yaşanmasın,bilinmesin de.ama elde değil işte.
neyse,
işte böyle,
O zor günler,yoran günler eskidendi (allahtan çabuk) geçti..
Unutmadan,
O gün Sapanca'ya da gittik,
 
Richmond  Otelin SPA merkezini merak ediyordum,gitmişken bir uğrayalım dedik.
Bize buyrun dediler,Yaman'ım sınırı geçemedi,ambargo koydular:)14 yaşından küçüklerin otele girmesi yasakmış..ne yapalım?biz de taktık onu dedesine ,geçtik içeri.

Dedemiz hayalindeki evle bir fotoğraf istedi.


 


Otelde,spa da elbette bir harika..

sakinlik isteyenlere birebir tabii ama
''ben sakinliğe sakinlik demem,yaman yanımda olmayınca''

8 Ekim 2009 Perşembe

ilk 40 günde olası zorluklar


Bebeğimize kavuşup eve geldikten sonra onun bize bizim ona uyum sağlama dönemimizdi ve bu süreç pek de kolay olmadığı için o dönemlerde bilgisayar başına oturmak imkansız bir şeydi..O sebeple o günlerde yaşadıklarımızı şimdilerde yazmaya çalışacağım..
Hastaneden çıkıp eve gelir gelmez sanki ''beni buraya neden getirdiniz?ben orada çok iyiydim'' der gibi bastı yaygarayı yaman efendi. Oysa ki doğumdan sonra hastanede geçirdiğimiz ilk 2 gün çok şanslı olduğumuzu,çok uslu bir bebeğimiz olduğunu düşünmeye başlamıştık safça:)fakat 5.gün tamda dedemizin bizi ziyarete geldiği gün en huysuz günümüzdü.Daha önceki yazımda anlattığım gibi o gün doktora gittik ve ilk muayenesi yapıldı.Sarılık problemini neyse ki biz yaşamadık.Hafif bir sarılık olmuş ama geçmişti biz gittiğimizde.

2.haftamızda bir süt sorunu yaşadık,bol bol emziriyordum hatta emzirmeden 5 dakika bile durmuyordu yine doktorumuza kilo kontrolüne gittik ve mama takviyesine başlamamız gerektiğini duyunca çok şaşırdım,çoğunluk olarak anne sütü,takviye olarak günde 3 kez 60cc. mamaya başladık..işte en zor günlerimiz o günlerdi.




Bir anne için bebeğine sütünün yetmemesi çok üzücü bir şeymiş.Hemen araştırmalar yapmaya başladım,ne yaparım nasıl arttırırım diye.Doktorum moralini iyi tut deyip duruyordu ama o durumda onu yapmak en zor şeydi..Allahtan biberona hayır demedi ama biberona alışıp memeyi bırakacak korkusu da beni yiyip bitiriyordu hatta az kalsın böyle oluyordu çünkü ilk kullandığımız biberonun ucu genişmiş sanırım.Meme verdiğimde kızgın sesler çıkarmaya başlıyor,biberon maması sırası gelince tam keyif sesi çıkarıyordu.İşte o zaman ben çok ama çok üzülüyordum..Derken anneyiz biz sitesine yazdım derdimi,sağolsunlar tüm anneler o kadar yardımcı oldularki.. üşenmeden satırlar dolusu yazmışlar kendi süt arttırma tekniklerini..ama içlerinden bir tanesi vardı ki,onun yazdıklarını harfiyen uyguladım ve sonucunda doktorumuz bile ''mucize''dedi.sadece bir buçuk kutu mama takviyesi yani yaklaşık 2 hafta sonunda sadece anne sütüne döndük:)

Belki benim gibi ihtiyacı olan biri bunları uygulamak ister diye aynen aktarıyorum:

Arkadaşım öncelikle sütüm yetmiyor kelimesini lugatından kesinlikle çıkaracaksın. asla ve asla hiç kimseye birdaha sütüm yetmiyor demeyeceksin. süt arttırmak için ne yapabilirim sorusunu sor ama lütfen sütüm yetmiyor diyerek kendini acındırma. olanı bebeğine yapıyorsun. bende söyledim o sözü. ama böyle payladı bir kere beni bir ablam bıraktım söylemeyi... bırak mama falan verme. bunları uygula bak nasıl sütün artacak... bende çok faydası oldu. her akşam yatarken ve her sabah kalktığında gülümseyerek sütüm yetiyor bebeğimi 2 yaşına kadar emziricem de... bebeğinin büyüdüğünü hayal et. 2 bardak su iç ve içerken bu sütümü arttıracak de içinden. beğe gaz yapar mapar deme bulgur, mercimek ve nohut ye. bebeğe bol bol saat yönünde masaj yap.. sen ve bebeğin çıplakken emzir. emzirirken kolunun altını yastıklarla besle, sırtına da yastık koy rahat ol. memeyi iyi kavradığından emin ol. memenin kahverengi tarafı bebeğin ağzının içinde olsun. bol su , pozitif düşünce , doğru ve sık emzirme ile tosuncuk olur bebeğin. bebeğin uyanır uyanmaz emzir. mutalak 2 göğsünü birden emzirmeye çalış. bebeğin 4 saatten fazla uyumuşsa emzirdikten sonra kalan sütü pompala ve biberonla ver. vitamalt ve süt arttırıcı çaylar çok faydalı. ama günde sadece 1 kere iç. ve herkese sütünün bol olduğunu inanarak söyle. 40 ı çıkana kadar bebeğini göğsünden ayrıma. gaz olur diyenlere kanma. sürekli emzir. her emzirdiğinden 20 dakika sonra göbeğine hafifçe saat yönünde masaj yap. emzirdikten hemen sonra da 10 dakika boyunca gaz çıkart. sütün aslında yeterlidir. bebeğin çok gaz yutup doyduğunu zannediyordur. gazını çıkardıktan sonra yeniden emzirmeyi dene... en azından 20 gün daha emzirip gaz çıkararak geçsin ama benim bebeğim ne 1 damla mama yedi nede gaz sancısı çekti...dilediğimi yedim içtim bana gaz yaptı ona yapmadı ama bol bol gaz masajı yaptım. bilmiyorsan piyasada birsürü kitap var. şimdi 10 aylık hala emiyor. ama artık sadece günde 4 kere...
 Uygulamaya çalıştığım ilk gece çok zor geçti çünkü o gece hiç mama vermedim,süt vardı ,emiyordu fakat uyumuyordu,10 dakika sonra acıkıp yine meme istiyordu..tamamen uykusuz bir gecenin ertesi günü baktım olmuyor bende şöyle yaptım;
En son verdiğimiz akşamki mama öğününden sonra(mamayı alınca memede süt birikiyordu,bir süre onu tok tutuyordu)bütün sütümü sağıyorduk annemle,manuel bir pompaydı,tam 1 saat sürüyordu iki memeyi boşaltmak ve 60 cc.kadar anne sütümüz oluyordu oğluşuma kahvaltısı için.günde 3 kez verdiğim 60cc.mamanın bir seferini mama değil,işte bu sağdığımız sütü veriyordum.bu şekilde mamayı azaltıp sütü çoğalttık,bence pompalamak kesinlikle anne sütünü arttıran bir yöntem
.

Bu arada biberonu değiştirdik,chicco'nun bu bahsettiğim pompalı bir modeli var onu aldık.yenidoğanlar için birebir,ucu en ince delikli olan da onun biberon emziği.(bu bilgiye ulaşmam günlerimi aldıda..)Derken annem 10  günlüğüne babamın yanına gitti,biz görümcemle kaldık,o dönem pek süt sağamadık ama baktık ki sağmadan da oluyor gibi,ama ben işi sağlama alıp bir de elektrikli süt pompası aldım,gündüzde artan sütlerimi sağabileyim diye fakat kullanmama hiç gerek kalmadı zira artık yaman bey akıllanmıştı,40 ı çıkmıştı ve artık biberonu ağzına sürmüyordu.günlerce yapışık ikiz gibiydik ama zafer bizimdi!!sadece anne sütüyle mutlu ve huzurluyduk..

1 Eylül 2009 Salı

bugün babamızın doğumgünü!!

Bugün babamızın doğumgünü, bizim aşı  ve doktor günümüzdü.Yaman doğduktan sonraki 2.genel
kontrolümüze gittik bugün.tabii bu 2.aya gelene kadar belki de 10 kez gitmişizdir doktorumuza kilo kontrorolü için.Doktorumuz marmaristeki en cici çocuk doktoru Güven Paşaoğlu ,bu kontrolde oğluşun cilveli hallerini pek beğendi..
Bu arada yukarıdaki resimde olduğu gibi kafasını tutmayı yaklaşık 2 haftadır beceriyor..
Aklıma gelmişken anlatayım,doğumdan sonra bende elbette her anne gibi zevkle bebeğimi emziriyordum fakat bu kadar çok okuyup araştırmak herşeyi ince eleyip sık dokumak ve çok detaylarla uğraşmak bazen  kocaman gerçekleri görmemizi engelleyebiliyor.

Yaman doğmadan önce hazır zaman varken okuyayım,bir daha fırsat olmaz diyerek Tracy Hogg'un türkçeye ''bebek bakımı sorunlarına mucize çözümler''adıyla çevrilen kitabını okudum.Blog annelerinin yazılarında okuyordum ve bebeklerini bu yolla sistemli bir rutine kısmende olsa oturtabildiğini biliyordum,kitapta da ne kadar erken başlanırsa o kadar kolay olacağını okuduğum için,bebek doğar doğmaz ben 10 saatlik bebeğe rutin uygulamaya başladım.Yazarın bizlere uygulamamızı önerdiği rutinin kısaca adı E.A.S.Y. Yani Eat, Activity, Sleep, Your Time. (Yemek, Aktivite, Uyku, Senin yani annenin zamanı) Rutinin söylediği; karnı doyan bebek, aktivite yaparak yorulduktan sonra uykuya dalıyor, böylece anne de kendine ayıracak vakti buluyor ve de yapılması gereken diğer işleri içinde aşağı yukarı bir plan yapabiliyor..Buraya kadar her şey güzel ve mantıklı..şimdi gelelim ben ne yaptım?
Bebeğimi güzelce emziriyorum ama bir yenidoğana bırakın aktivite yaptırmayı emerken uyuyor zaten çocuk.Kitapta ise memede uyutmanın bu rutini tamamen aksatacağı ve memede uyumanın gaz problemine neden olacağı yazıyor yani kesinlikle tavsiye edilmiyor,hatta bebeği meme ile sakinleştirmek,onu memede uyutmak hatalı ebeveynlik davranışları olarak nitelendiriliyor.elbette yazarda kabul ediyor bunu ve memeden sonra 5 dakika bile uyanık tutabilirseniz bu bir başarıdır diyor.Ben de hababam uğraşıyorum rutin de rutin..ilk 2 gün hastanede herşey iyi,aktivite olarak alt değişimi yapıyoruz falan bir şekilde hiç memede uyutmuyorum..Eve geliyoruz,daha adımımızı atar atmaz başlıyor yaygara..Öyle yapıyoruz yok,böyle yapıyoruz olmuyor,rutindeki şeyleri sırasıyla yapıyorum ama bebişim bir türlü susmuyor.biz eve 3.gün geldik,zaten 4.gün akşamı artık ağlamalar çılgınlaşınca  ve aralıksız devam edince hemen ertesi gün doktora gittik.ben diyorum kesin gaz sancısı var ayaklarını karnına çeke çeke ağlıyor,sıcak su torbaları koyuyoruz,ayaklarına masajlar yapıyoruz(o geceyi asla unutamam)yok susturamıyoruz..ve pes ediyoruz,sabah 6 gibi ana oğul büyük bir ayıp işliyor ve MEMEDE UYUYORUZ....

Böylece bizimde duru ablamızın yarattığı kendi A.A.C.A rutini gibi E.U.E.U rutinimiz oldu..em uyu em uyu...
Ertesi gün doktorda herşey gün gibi açık doktorumuz Güven bey diyor ki;Bu arkadaş AÇ!!!(Neye uğradığımı şaşırıyorum..aklımın ucundan geçmedi..hiç aç olabileceğini düşünmedim çünkü 1 gün önce memeyi sağmıştık bile doluluktan..)anlayacağınız gibi yaman bebek çok küçük olduğu için karnı doyamadan memede uyuakalıyordu ve ben onu aktivite yapması için zorluyordum zaten emmekten yorgun düşmüş çocuk uyuyordu fakat asla uzun uyumuyordu,açlık onu tekrar uyandırıyordu..neyseki bunu çok geç farketmedik ve vurduk memeye oğluşumla o gün bugün emişip duruyoruz:)
ne öğrendim?
1)bebeğin kırkı çıkana kadar her ağladığında emzirilecek(bu basit gerçeği gözümden kaçırdığıma hala inanamıyorum)
2)günde 50 gr.ve daha fazla alan bebeklerde gaz sıkıntısı olurmuş,yani gaz sorunları 3.haftada başlıyor(şu an doya doya yaşıyoruz çünkü 2 aylığız)bir yanidoğan gaz nedeniyle ağlamazmış...
Gelelim kitaba,asla kötülemiyorum hala hergün yeni şeyler öğreniyorum,şu günlerde rutini uygulamak da daha bir kolaylaştı ama hala zor..uygulamayın demiyorum ama bence 40 ı çıktıktan sonra yavaş yavaş denenmeli..yoksa benim gibi bebişinizi aç bırakabilirsiniz:))gerçi her dakka emzirdikten sonra bile doyuramadık bu bizim oburu..2 hafta kadar mama takviyesi aldı ama sonra üstün çabalarla sadece anne sütüne döndük,ayrıntısıyla bu konuyu anlatacağım sonra.
Konumuz iyice dağılmadan 2.doktor kontrolümüz harikaydı..
kilomuz:5600gr sadece anne sütüyle ve hedeflenenden 200gr.fazla üstelik.boy:62 cm(doktorumuz çok şaşırdı büyüyünce 1.85 gibi olur dedi,ailede uzun varmı diye sordu biz de dedemiz dedik..doktorumuza gülücükler saçtık,kur yaptık..tepkilerinin 2 aylık değil 5 aylık gibi olduğu iltifatını aldı bu cilveler sayesinde..
Babamızın doğumgünü tam babanın istediği gibi sakin ve atraksyonsuz geçti..bu onun günü ne yapalım..sadece evde dinlendek istediğini söyleyince biz de onun sevdiği yemekleri yaptık..fakat teyzemiz aysu eniştesine güzel bir sürpriz yapıp babamızın en sevdiği şeyi almış:ayakkabı..babamız çok sevdi yeni cicilerini.bir de çok güzel bir hediyede ramil amcamız hazırlatmış..arkasında Yaman ve oğlumuzun doğum tarihi yazan bir fenerbahçe forması..erkekler aynı dili konuştuğu için hoş bir hediye olmuş..Ramil 'i kıskandım bunu ben niye düşünemedim diye..ama olsun 2 ay önce en büyük hediyeyi ona verdiğimi,bu yıl bunun ona fazlasıyla yeteceğini söyledi baba bize...