Lilypie Fourth Birthday tickers
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2010 Pazartesi

ver mi diyor ne?


















ta-ta-ta-tammm....

Bugün  tam 8 aylık bir bebeğim.
Emekleme işini çoktan hallettim,
İki bacak üstünde ha durdum ha duruyorum
ama yürümektir asıl hedefim..

annemi de çok severim
ama mamaları daha çok severim,
büyükler ne yiyiyorsa;
onları yemektir dileğim..

ama hala miniğim,
derdim çıkmayan dişlerim,
Yemek yemektir tek tesellim.

 8 aylık bebeklerin bana büyük geldiği günleri düşünüyorum ve zamanın nasıl geçtiğine inanamıyorum..
Ne zamandır Yamanın neler yediği ile ilgili birşeyler yazmak istiyordum fakat bugün ne yediğinden çok onun yemek yerken ve isterkenki komik hallerini yazmak daha cazip geldi.


5.ayından beri ne zaman masayı hazırlanıyor görse,yemek yeneceğini anlayıp,heyecanlanıyordu zaten.Tabii o zaman onun bu halleri hepimizi gülümsetiyordu..gel gelelim dişler çıktı çıkalı arkadaşta bir afra bir tafra..ne zaman tıngır mıngır mutfakta bir ses duysa patır patır yengeç yengeç emekleyerek mutfağa geliyor bir hışım.Gözler fıldır feş aranıyor ''evet,ne yiyiyoruz'' der gibi.
Sıkıyorsa yediğinden verme..

Paşamın ağzında birisi yeni patlamış,diğeri ha geldi ha gelecek ve 2 tane de adam gibi çıkmış dişi var ama ona sorarsan tam 32 dişi var.Herşeyi yerim havalarında.Bugün kuaföre gittik annemle,yaman efendi de yanımızda.
annemin işi yapılırken bende yarımcık simitimi yiyecektim göya ayranımla.ne mümkün?başladı yeni ''veayh''seramonisine..eller havada,sinirli ve en sabırsız tavrıyla ''VEAYH''..
ne ola ki bu ''veayh''?
acıktı mı ki?yoğurdunu vericem,yok yok ''veayh'' Ben de bandım simidi ayrana veayh'dim gitti:)neredeyse yarım simit güpletti.

Bu sabah annem keşfetti. ne zaman bir şey istese özellikle yemek ve türevlerinde ''veayh,veayh''gibi bir ses çıkarıyor.Sonradan anladık..Eni konu ''ver''diyor işte minik kendi dilinde..salak mıyız neyiz?anlamadık gitti.


Biz zaten yıllardır huzurla yemek yememeye alışkınız ailecek.
Marmariste bizim Fındık rahat vermez,patilerini dayar insanın dizine,gözünün içine derin derin bakar bakar..sen yiyemezsin..
İzmitte Umut miyav miyav dolanır durur masanın etrafında,kafan şişer,o na vermeden,keza sen yine yiyemezsin.
şimdi bunlara birisi daha eklendi..''veayh,veayh''diye dizlerime tırmanıp,saniyede farketmeden kucağıma çıkan,dünyanın en tatlı ama en tatlı varlığı.


istediğini almış olmanın dayanılmaz hafifliği bu olsa gerek..

Bu arada bu kadar yemekten bahsetmiş olmamın  yaklaşık 1 haftadır artık kilolara savaş açmış olmamla  bir ilgisi olabilir mi acaba??

20 Ekim 2009 Salı

MAMAYLA SAADET OLMAZ




 Şu sıralar benim adamı yine doyuramaz oldum.Bütün gün emişip duruyoruz..En son onun için  süper bir ziyafet olan elma püresinin hazmı bize 3-4 saatlik ağlama nöbetleri olarak geri dönünce aman dedik,yok kalsın.Doktorum 1 hafta sonra tekrar dene dedi ama o riski alacak gücüm kalmıyor.Gerçi şu günlerde her durumda mız mız,yemiş yememiş,emse gaz derdi,emmese açlık derdi,yok rutiniydi,memede uyuduydu,uyudu uyumadı derken yine sanki ilk 40 günümüzü yaşıyor gibi hissediyorum.O yüzden de çok yoruluyorum.. ama tüm bunların yanında bir gülücük atıyor kahkahayla çığlık..ömre bedel..bi de bütün nazı yine ve hep anne ve ananeye.en sıkıntılı anında baba ona bir oğlum diyor,başlıyor şen kahkahalar..çok sıkışırsam belki mamayla desteklerim diye düşünürken neler neler okudum yine aman dedim yok,mamayla saadet olmaz..işte olmayacağının gerekçeleri de aşağıda;



MAMA TUZAĞINA DİKKAT
“Anne sütünün yerini, kar amacıyla hazırlanmış hiçbir besin tutamaz..”
Dr. Çağatay Acar*, Dr. Erdem Gönüllü*
Anne sütü, heyecanla bebeğinin doğmasını bekleyen annenin,
yavrusuna vereceği en değerli armağandır, bebeğin ilk aşısıdır. Çocuğun beslenmesinde anne sütünün yeri doldurulamaz. Günümüz teknolojisinin üstün imkanları ile üretilen bebek mamaları tüm çalışmalara rağmen anne sütünün yerini tutamamaktadır; çünkü anne sütü türe özgü bir salgıdır. Başka hiçbir salgı anne sütünün bebeğe sağladığı yararı sağlayamaz. Anne sütünün içeriği sabit değildir, fizyolojik adaptasyon gösterir ve zaman içinde bebeğin gereksinimine göre bileşimini değiştirir. Emzirmenin başındaki süt ile sonuna doğru gelen süt bileşimi de farklıdır. Emzirmenin sonuna doğru sütteki yağ oranı artar. Bu, bebeğin doyma hissi ile emmeyi bırakmasını sağlar. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeklerde şişmanlık daha az görülür. Gündüz ve gece sütünün içeriği de birbirinden farklıdır.
Anne sütü bebeği enfeksiyonlara karşı koruyan doğal bağışıklık faktörleri içerir. Bu nedenle anne sütü alan bebeklerde ishal, solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak iltihapları, idrar yolu enfeksiyonları daha az görülür ve bu bebekler astım, egzama gibi allerjik hastalıklar, şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıkları, pişikler, kabızlığa daha az maruz kalırlar. Emzirme bebeğin diş sağlığı ve çene gelişimi için yararlıdır. Anne sütü ile beslenen bebeklerin zeka gelişimi ve okul başarısının da anne sütü almayanlara oranla daha fazla olduğu (anne sütüyle beslenen bebeklerin, mamayla beslenen bebeklere göre IQ’sunun 8 puan daha yüksek olduğu bilimsel verilerle kanıtlanmıştır), yine bu çocukların daha sosyal ve daha kolay iletişim kurabilen çocuklar olduğu gösterilmiştir.Bununla birlikte emme işlemi çocuğun psikososyal gelişimine de katkıda bulunmakta, bebeğin duygusal gereksinimlerin karşılanmasına yardımcı olmaktadır. Anne sütü her zaman taze, temiz, uygun ısıda verilmeye hazırdır ve ekonomiktir.
Hazır mamaların süte benzer yapıdakilerine formül süt denilmektedir. Bunlar inek sütü modifiye edilmek yoluyla elde edilirler.
İnek sütü bir şekilde anne sütüne benzetilmeye çalışılmaktadır. Eksik olan maddeler eklenmekte, fazla olanlar azaltılmaktadır. Bebekler için ideal besin maddesi anne sütü olduğu için bebekler kullanılan formül mamalara farklı şekillerde reaksiyon gösterebilirler,çünkü onlar “anne sütü” için programlanmışlardır. Fazla miktarda kusma, dışkının sayıca ve kıvamca değişmesi, sancılanma, huzursuzluk ve ağlama, deride bazı döküntülerin ortaya çıkması, derinin renginin ve yüzeyinin pürüzsüzlüğünün değişmesi, kilo artışının uygun seyirde olmaması, bebek mamalarının görülebilen yan etkilerindendir. İnek sütüne karşı savaş ilan etmiş ve reklamlarında 1,5-2 yaşına dek bebeklerimize inek sütü verilmemesini söyleyen mama firmalarının,
ürettiği mamaların inek sütü bazlı olması çelişkilidir.
Mama üreticiden tüketiciye ulaşana dek bir çok aracıdan geçer. Her basamakta üstüne maliyet ve vergiler eklenir. Basamaklarda yer alan herkes para kazanmayı da doğal olarak amaçlar. Sonuçta da bebeğini beslemeye çalışan aile bunları öder. Bu bedelin yüksekliği karşısında aileler daha ucuza bebeğini beslemenin yollarını aramaya başlarlar. Bütün bu sorunların çözümü aslında çok basittir. Doğa kendi çözümünü bulmuş ve anne sütü mucizesini yaratmıştır.
Unicef desteğiyle Türkiye’de 1991 yılından bu yana Sağlık Bakanlığı tarafından “Anne Sütüyle Beslemenin Yaygınlaştırılması ve Bebek Dostu Hastane (BDH) Programı” sürdürülmektedir. Bu program, bebeklerin doğum sonrası en kısa zamanda anne sütüyle buluşmasını, mama ve diğer ek gıdaların bebeklere verilmemesini esas alarak hazırlanmıştır ve annelere yönelik emzirme eğitimleri programın belkemiğini oluşturmaktadır. 

Doğum servisi olan hastaneler gerekli koşulları yerine getirdiklerinde, “bebek dostu hastane” ünvanı almaktadırlar. Bu koşullar arasında, annelere emzirme eğitimi verilmesi, bebek mamalarının özendirilmemesi, mama reklamlarının hiçbir şekilde hastanelerde yer almaması, bebek maması firma temsilcilerinin hastanelerde tanıtım yapmaması sayılabilir. Bu program ile siyasal erk, anne sütünü ve emzirmeyi teşvik ettiğini kamuoyuna beyan etmiştir. Tüm bu çabalar sürerken, ulusal sağlık programlarını uygulayan ve denetleyen Sağlık Bakanı’nın, ”Ülker Hero Baby” mama fabrikasının açılışına katılarak, elinde mama ile poz vermesi şaşırtıcı ve kaygı vericidir. (Fabrikanın açılışı özellikle büyük medyada yoğun olarak işlenmiş ve fabrikadan "dünya standartlarında ilk yerli bebek maması" diye söz edilmişti. Oysa özelleştirmeden önce Süt Endüstrisi Kurumu'nun aynı koşullarda bebek maması ürettiği biliniyordu.)
Medyada çıkan bebek maması ilgili kimi haberler, firmaların masumiyetini de sorgulamaktadır. Mama üreticisi Humana, 2003 yılı Kasım ayında İsrail'de satılan ürünlerinde, reklamlarındakinin aksine yeterli B-1 vitamini bulunmadığını itiraf etmiştir. Açıklamada, üretim sürecindeki bir hata nedeniyle mamada olması gerekenin onda biri oranında B1 vitamini bulunduğu belirtilmiştir. B1 vitamini (tiamin); eksikliğinde, ağır ishallere ve ölümcül beyin hasarına yol açan bir vitamindir. Unicef verilerine göre; sağlıklı suya ulaşım oranı düşük ülkelerde, ishal kaynaklı ölüm oranı biberonla beslenen bebeklerde, anne sütüyle beslenen bebeklerden 25 kat daha fazla görülmektedir. Türkiye nüfusunun yaklaşık %20’sinin sağlıklı su kullanamadığı düşünülürse durumun ciddiyeti ortadadır.
Küresel bebek maması pazarının % 40’ını elinde bulunduran
Nestle, Filipinler’de Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO), bebeklerin ilk 6 ayda sadece anne sütüyle beslenmesi önerisini dikkate almayarak, bebeklere, ev ziyaretlerinde bulunup mamaya alıştırmaya çalışmışlardır. Bebek mamalarının pazarda yaygınlaştığı 1960 ve 1970’li yıllardan itibaren, bebeklerin anne sütüyle beslenme oranları dramatik bir şekilde düşüşe geçmiştir. UNFG (Birleşmiş Milletler Gıda Grubu) raporlarına göre, anne sütüyle beslenme oranı, Meksika’da % 100’den % 40’a, Şili’de % 90’dan % 5’e, Singapur’da %80 ’den % 5’e gerilemiş durumdadır.
Türkiye'de bir yıllık bebek maması tüketiminin Haziran 2004 sonu itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 47'lik bir artış göstermiştir.
Geçen yıl Haziran itibarıyla yaklaşık 41 milyon Euro olan bebek maması
tüketim hacmi bir yılda 60 milyon Euro'ya ulaşmış bulunmaktadır.
Türkiye'de halen bebek mamasında 9 firma var; Milupa, Nutricia, Bebelac, Nestle, SMA ve Humana, Eczacıbaşı Farley's, United Pazarlama Beech ve Ülker Hero. Ülker Hero dışındaki firmalar bebek mamalarını ithal ederek pazarlıyorlar.(Milupa ve Nutricia temelde aynı firmanın markaları olup Numil Gıda adıyla tek merkezden yönetilmektedir.) Bu nedenle bebek maması sektöründe büyük bir rekabet yaşanıyor. Diğer yandan uluslararası bazı kısıtlamalar bulunmasına karşın mamayla ilgili olarak gizli ve açık reklam yapılıyor. Anne sütü yerine kullanılan ticari ürünlerin pazarlanması ile ilgili Uluslararası Yasa'da, bu konuyla ilgili olarak şu ilkeler öne çıkıyor: Anne sütü yerine kullanılan ürünlerin halka reklamının yapılmaması, annelere bedava numune verilmemesi, sağlık kurumlarında reklam yapılmaması, firma elemanlarının annelere önerilerde bulunmaması, sağlık görevlilerine hediye verilmemesi, ürünlerin üzerinde suni beslenmeyi idealize eden resimlerin olmaması, sağlık çalışanlarına verilen bilginin bilimsel ve gerçek olması, ürünlerin etiketlerinin üzerinde anne sütü ile beslenmenin yararları ve yapay beslenmenin maliyeti ve zararlarının yazılması, şekerli, koyulaştırılmış süt gibi uygun olmayan ürünlerin bebeklere önerilmemesi ve reklamlarının yapılmaması.
Aslında mama firmaları da ürünlerinde, bebeklerin ilk 4-6 ay anne sütüyle beslenmesini öneren yazıları bulundurmaktadır. Ancak gizil amaçları, özellikle ilk 6 ay içersindeki maksimum sayıdaki bebeğin mama ile beslenmesidir. Çünkü, pazar ekonomisinde kar, her insancıl değerin üzerinde tutulan bir amaçtır. Firmalar, mamalarının, “anne sütünün olmadığı” veya “yetersiz” olduğu durumlarda kullanılmasını söylemekte. Oysa mama firmalarının iddialarının aksine, anne sütünün yetersiz kalması gibi bir durumun doğal yaşamda bulunmadığı bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir. "Anneler ancak kafaları mamalar ve benzeri başka alternatiflerle karıştırılıp, emzirmelerinin yetersiz kalabileceği düşüncesi yaratıldığında bu alternatiflerin arayışına girmekte ve bunları önce anne sütüne ilave ederek, kısa zamanda da onun yerine geçirerek emzirmekten vazgeçmektedirler.
Yine bilinmektedir ki, anneler emzirme alternatiflerine medya veya vitrinler yoluyla ne kadar yüz yüze gelirlerse, o kadar sık özgüven sarsıntısı ve alternatif arayışlar içine girmektedirler.”
Son veriler, doğumdan itibaren ilk 3 ay içinde sadece anne sütüyle beslenen bebek oranının % 10’lara, ilk 6 ayda beslenme oranının ise %1,3’ lere gerilediğini bildirmektedir. Anne sütünü teşvik eden tv programlarına daha fazla yer verilmesi, mama reklamlarının yasaklanması ve medyada biberonla beslenen sağlıklı bebek görüntülerinin yer almasının engellenmesi, marketlerde mama satışına izin verilmemesi, “anne sütü yetersizliğine” yalnızca çocuk hekiminin karar vermesi ve bebek mamalarının sadece hekim reçetesi ile satılması, tüm bu verilerin düzeltilmesini sağlayacak başlıca
koşullar olacaktır. Bu bağlamda doğum servislerinde görevli tüm personel ve özellikle çocuk hekimlerine önemli görevler düşmektedir.

(*) Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı



16 Ekim 2009 Cuma

ek gıda EMMEK değil YEMEK...


''En son fotoğraflarla Yaman efendinin elma emmesini anlatmıştım,bunun yanında yaşadığımız yeni uykuya geçiş probleminden de bahsetmiştim,dayanamadık,doktorumuza kilo kontrolüne gittik.Kilosu gayet normal,6.5 kilo olmuş,Yaman'ın gelişimini çok iyi ve hızlı bulan doktorumuz, son günlerde yaşadığımız sıkıntıları çözmek için ''onun dikkatini farklı yöne çekeceğiz..pişirilmiş meyve püresine başlayacağız ''dedi.Çok şaşırdık.6 aydan önce böyle bir şey beklemiyorduk ama yine de olumlu baktık..hatta bugün oğlumun keyifle ilk tattığı anda o ağzını ekşitip,tadını alınca kafasını öne öne getirerek resmen kaşığa uzanmasını görünce iyice sevindik..Yaman bu durumdan çok mutlu.Çok da rahat uyudu bugün.İlk günlerimizi anımsatan günlerdi şu son 3 gün.Demir ilaçlarımı almayı bırakmıştım yaklaşık 2 hafta önce.sanırım o sütün miktarında ya da kalorisinde bir oynama yaptı.Aynen başladım tekrar..''


İlk meyve yememizin fotoğrafları ise işte bunlar..ben bu yazıyı dün yazdım,fakat bugün bunun pek de iyi bi fikir olmadığı çıktı ortaya, çünkü 2.meyve püremizden sonra dün çok sıkıntılı saatler geçirdik.aynı ilk aylar yaşadığımız kolik sancıları gibi delirtti oğluşumu.bir hafta daha bekleme kararı aldık.belki de hiç vermem..