4 Nisan 2010 Pazar

İstanbul'da aşk...

                                
İstanbul'da aşk başkaymış..
Hele bu aşk günden güne artınca tadına doyulmazmış.. Şehrin kokusuna aşk karışmış,Yaman annesine,annesi ona bu şehirde daha çok bağlanmış..Mis gibi bebek kokusuyla anne kokusu keşke hep saklansaymış..


















Dedim ya pipimiz  gitti gideli sanki biz yollarda onu arar olduk gibiyiz..O gitti gideli dur durak bilmeden geziyoruz habire..Beklenmedik Marmaris ziyaretimizden sonrasında ben hastalanınca,bir kaç günü zorunlu yatakta geçirince evin duvarları tam üstüme üstüme gelmeye başlamıştıki,futbolcu Reşit Dayımızın son maçının da İstanbul'da  oynanacağını öğrenince,onu izlemek için oraya gitmek gerekince,hadi dedik,bu bahanemiz olsun,işle ilgili yapmam gereken şeylerde vardı,hepsini bir hallederiz,araya bir de sevdiklerimizi sığdırırız,Yaman'da İstanbul'u görmedi demeyiz dedik ve ani bir kararla kendimizi otobüste bulduk.Görüşemediğimiz sevdiklerimize ise açıklamalarımızda yok değil elbet.3 gün diye başlayan ziyaretimiz 1 haftayı bulunca,geçen haftamızı orada geçirmiş olduk,İlk gittiğimiz gün Baranlarda kaldık,biz tam ağız yarası belasından kurtulduğumuzu düşünürken, o gece yine ateşlendi,hem de misafirlikte..İlk 2 günümüz böyle yarı hasta,keyifli keyifsiz arası geçince ne yaptığımızı bilemez olduk.Mutlu olsun diye,beyimizi salata tabağında servis etmeye kalktık ama banamısın demedi..

Tavşan olursa belki tavşan gibi seker normale döner dedik,yine olmadı...hala hüznümüz vardı..
Üzgündü kuzum,ikimizde yorgun düşmüştük artık,annenin dudaklarındaki uçuklardan anlaşılacağı gibi hastalığın etkileri hala üzerimizdeydi ikimizinde,ben hayatımda hiç bu kadar düşünceli bi tavşan görmedim..

Erkek değil mi işte,araba görünce işler değişti
Ağrılar sızılar bir anda geçti. 
Baran abisinin arabasında kendisini Koca adam sandı

Teyzesi de ilaçlarımızı hemen bize getirdi,tekrar kullanmaya başladık ağzını açmaktan nefret ettiği ilacı,bir günlük daha sıkıntıdan sonra yavaş yavaş düzelmeye başladı ama biz artık çevremize verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü  ve de diğer hayranlarımızlada vakit geçirmek için Teyzemle Semanın Modadaki evine geçtik.

Bu süreç içerisinde Yaman bana aşırı derecede düşkünleşti,hem hastalığın verdiği sıkıntı,hem ayı gereği yaşadığı ayrılık kaygısından ötürü hep beni arar,beni ister oldu,işlerim yüzünden dışarıda geçirdiğim zamanlarda annemi çok yormuş.

Böyle anlarda çalışmak zorunda olmadığıma,onunla olabildiğime şükrettim hep..Çünkü bir kaç saat uzak kaldığımda bile beni arayıp mutsuz olduğunu bilmek,eve girdiğim anda yüzündeki o kocaman kahkahayla karışık gülümsemesini,gözlerindeki ışıltıyla bana sevinçle emeklemesini,saniyede üzerime tırmanmasını hep özlemek,ensesine kafamı gömüp onu son nefesime kadar kokladığım anda  içime dolan şey  huzur mudur, aşk mıdır ,annelik midir her ne ise muhteşem bir şeydir..
bu şey aşk değil de nedir..

Modadaki eve bayıldı..Keyfide yerine geldi.
Her yeri halı kaplı,az eşyalı bir ev,
upuzun tam emeklemelik bir koridor.
Etrafta karıştırmalık,yepyeni eşyalar,Daha ne olsun?(emlakçı ilanı gibi oldu)Biz de pek karışmadık,gönlünce saklandı,oynadı,devrildi,iki elini bırakarak ayakta durmayı denedi,5 saniye kadar başardı.





İkea'nın doğal görünümlü hasır toplarının kahverengi olanıyla girdiği samimi ilişkiyi farkettiğimizde bu haldeydi..

Evde gayet mutluydu,ama havayı güzel görünce ilk gün moda sahiline,ertesi günde Ortaköy'e gittik,bükannesi ve anneannesiyle.Oraya giderken o kadar çok insanı bir arada görmediğinden olsa gerek,vapura binerken mesela önündeki kızları ellemeler,herkese cilveler..Tamam yapsında, İstanbullu insancıklar,zamanları dar,hep bir yerlere yatişiyorlar..ne yapsınlar her daim sıra,telaş,acele,sinir stres..arkadan birisi dürtünce doğal olarak bir hışım sinirle ne oluyor diye dönen kız,kahkaha atan bir bebek suretiyle karşılaşınca neye uğradığını şaşırdı tabii..Neyse onu elle,buna sark,vapurda yine herkesle samimiyiz,derken bu sefer orada, garson tam çay verirken eline yapışıp,en şirin halleriyle ''beni sev''havaları..dönerken muavine aynı kurlar..20-25 yaş arası genç delikanlılar zaten favorimiz,nerede görsek,iş güç bırakılıp(meme dahil)hemen kur yapmaya başlıyor.Yanlışlıkla o kişi  ilgilenmemiş olsun vay halimize,resmen trip atıyor,bana tavır alıyor bu sefer,sanki sevmeyen benmişim gibi..sosyal olsun benim oğlum diyordum da ne yalan söyleyeyim bu kadarını da beklemiyordum..


Ortaköy'de aşk tazeledik anne oğul ve bizim güvercinler...




Ev gezmesine bile davet edildi yaman bey.Aynı muhitte oturan sanatçı kuzen Hazel heyecanla yeni evinde konuk etmek istedi küçümeni ve bizleri..EE...sanatçı kuzenimizin evinde herşey yerlerde,sepetlerin içinde,tam da onun ulaşabileceği şekilde olunca,o sepetlerin içinde rengarenk yünler,fırçalar,boyalar olunca,bir de üstüne evde bir kedi olunca deliye döndü minik.












 Gecenin sonunda herkese öpücükle ısırık karışımı ortaya karışık bi şeyler yaptı..Bundan en çok semacık nasibini aldı..Hazelle ise daha romantik dakikalar yaşadı..
 Böylece rüya gibi bir gece geçirmiş oldu..
Fırçaların tadına baktı,kızların yanaklarını öptü,kedi elledi,yünleri keşfetti..


              Artık uyku vakti gelmişti,yavaş yavaş eve gitmeliydi..İstanbul gezimizde böylece sona erdi..O geceyide orada geçirdik,sabah teyzemi de alıp evimize geldik..


Hiç yorum yok: