5 Ağustos 2010 Perşembe

beto n'apıyo?

Yaman burada ne yapıyor?
Havlıyor.
Kime?
Komşu köpeğe..Yeni mahallemizde varlığımıza henüz alışamayan komşu köpek ona''sende kimsin?ne işin var burada?''anlamında havladıkça,''artislik yapma oğlum,ben kaç aydır biliyorum sizin dilinizi haberin var mı diyor?''
Konuşma fazla,geç evine ..

                              
Herşey yaklaşık 2 ay önce bu soruyla başladı aslında..Evren ablası ona ''beto n'apıyo oğlum ?deyince ''uhh''diyordu,ben ilk günler tesadüf sanıyor,evreni taklit ediyor o an duyduğu için yapabiliyor sanıyordum  sonra sonra sordukça,dudaklarını uzatarak,gözlerini hafifçe kısarak(bknz.ilk foto), kendini çok önemli bir şey yapacakmış edasıyla hazırlanıp bi süre o uzamış dudaklarla öylece kalıp sonrada ''uuhhh''demesiyle yok dedim bu tesadüf olamaz artık.

Betoyu yani nam-ı diğer eski mahallemizin sadık bekçisi tanıdığım en akıllı köpek Bethovenı taklit ediyordu ve ilk anlamlı?!! kelimesinin bu olacağı hiç aklıma gelmezdi..O kadar hayvansever bir mahallede,onca hayvanın içinde aslında bu sonuç çok da şaşırtıcı olmamalıydı..herşeyden önce havlamayı öğrendi garibim.Abarttığım düşünülmesin,çünkü o ilk öğrendiği günler tamamen uykuya daldığı anlarda bile köpek havlamalarını duyar duymaz gözleri kapalı halde kafasını kaldırıp dudakları uzatıp kalan son enerjisiyle bir ''uhhhh''patlatıp öyle koyuyordu kafasını tekrar yastığa,sanki o an o köpeklere katılmasa köpekler küsecek..


Eskilerden bu fotoyu bulabildim,fındık abimizde var,Beto sağdaki arkadaş,ortadakide Ateş.Geçen yıl eski mahallemizi coşturan üçlü. O zamanlar Hamile halimle fındıkla ateşin peşinden az koşmamıştım.Belki taaa..o zamanlardan alışkındı bu seslere kim bilir..
Yeni Mahallemize  ilk taşındığımız günlerde ise yepyeni bir sesle tanıştı..''üürürüüüüüü'' karşımızda tam bir köy evi var,Ali Babanın çiftliğindeki bir çok şey orada da var.horozda var.İlk duyduğunda çok ama çok şaşırdı..tam da havlamayı öğrenmiştim,bu nereden çıktı şimdi der gibi durdu ,bekledi,ne yaptı oğlum horoz dedik..
Kısıtlı repartuarındaki seslerden en çok öksürüğe benzettiği için kısık bir sesle ,öksürür gibi gırtlaktan hırhürüüüüü...gibi bi şey yaparak hepimizi çok güldürdü.
Biz böyle aa..taklit ediyor diye gülerken bir de ne farkedelim,O kuş görünce,horozun sesini çıkarmaya başladı,fındığın resmini görünce ise''uhhh''yapmaya...işte böyle bir gün hiç farketmeden kuş'a kuş deyiverecek köpeğe de köpek belki ama temelleri bugünlerden nasıl atılıyor,nasıl bir heyecan yaşatıyor insana.
ikinci kez dünyayı tekrar keşfetmek bu.
herşeyi bir kez daha çok ama çok sevmek.
Sevmek demişken,hazır konuda  hayvanlarken,geçen hafta misafirlikte yerde bir kafes gördü,içinded de kuş..tamda kendi boyu kadar,ayakta kafesle oynarken birden başladı ağlamaya..Hiç anlam veremedik ne olduğuna,meğer sen daya göbeğini kafese,kuşta göbişinden ısırıvermiş 2 tane..o ağlıyor ben gülüyorum,ben güldükçe o sinir oluyor ..ama yine de korkmadı kuşlardan,hatta geçen gün Evren ablası yazmam için çok ısrar etti..Son zamanlarda balkonda kahvaltı yaparlarken kuşlar geçince Evren hep kuşlara da mama verelim oğlum diyormuş..
Geçen gün yine kahvaltı ederlerken kuş geçmiş, o da ucundan tuttuğu çatalı kuşa doğru tutup''mamma''demiş..
Evren delirmiş..
Hiç kin tutmaz benim minnoşum..Sever hayvanları anası kılıklı.


Son zamanlarda yürümeyle çok uğraştığı için bu tip sorularımızı pek cevaplamaz olmuştu..meğer o doğrusunu öğrenmiş,bu fotoğraf çekilirken anladım..artık''uhh''demiyor baya ''huv,hav''yapıyor,Beto belki buralarda yok ama bizim evde hergün lafı var..iyiki de var..

N'apıyo oğlum Beto??

Hiç yorum yok: