13 Ağustos 2010 Cuma

''ded de'' demişken

Ben onun kimseyi böyle sevdiğine şahit olmadım..
beni bile..
haksızlık etmeyeyim,elbet sevmiştir de gösterememiştir bu kadar belki de..
hiç bir sabah uyandığımda sürpriz diye 13 saatlik yoldan ''hoppa''aniden gelişini bilmezdim mesela yamyam doğana dek..
hele ki 1 geceliğine sadece doğumgününe gelecek...
deseler bile inanmazdım..
inandırdı.
kimsenin fotoğrafını yanında taşımaz o..cool bi adamdır..babamdır..
şimdi her eve girişinde yeni fotoğraf yok mu?diye sorar olmuş..
Her şeye pek bir özenir olmuş,içi sevgi dolmuş..
geçenlerde de sevgisini bir koliye doldurmuş,torununa sunmuş...





Kendi bahçesinden özenle yetiştirdiği şeyleri yollamış bize halalarımla..kolinin içinden ampul kutusunda cherry domates çıkınca çok şaşırdım,hem de çok sevindim..taze çilek,böğürtlen,taze fındık..sabah sabah Yaman için harika bir ziyafet oldu..












''ded dde''cim süperdi..hepsini yedim..
ben her gördüğüm beyaz saçlı adama ded de diyorum biliyor musun?
buna ''özlemek''mi deniyor  henüz tam bilmiyorum ama ben seni her özlediğimde ''ded de''diyorum ve seni çok seviyorum.

12 Ağustos 2010 Perşembe

karizma nedir? kime denir?




                                               Karizma nedir?











Kime denir?
Yenilir içilir midir?

                                                                 

5 Ağustos 2010 Perşembe

beto n'apıyo?

Yaman burada ne yapıyor?
Havlıyor.
Kime?
Komşu köpeğe..Yeni mahallemizde varlığımıza henüz alışamayan komşu köpek ona''sende kimsin?ne işin var burada?''anlamında havladıkça,''artislik yapma oğlum,ben kaç aydır biliyorum sizin dilinizi haberin var mı diyor?''
Konuşma fazla,geç evine ..

                              
Herşey yaklaşık 2 ay önce bu soruyla başladı aslında..Evren ablası ona ''beto n'apıyo oğlum ?deyince ''uhh''diyordu,ben ilk günler tesadüf sanıyor,evreni taklit ediyor o an duyduğu için yapabiliyor sanıyordum  sonra sonra sordukça,dudaklarını uzatarak,gözlerini hafifçe kısarak(bknz.ilk foto), kendini çok önemli bir şey yapacakmış edasıyla hazırlanıp bi süre o uzamış dudaklarla öylece kalıp sonrada ''uuhhh''demesiyle yok dedim bu tesadüf olamaz artık.

Betoyu yani nam-ı diğer eski mahallemizin sadık bekçisi tanıdığım en akıllı köpek Bethovenı taklit ediyordu ve ilk anlamlı?!! kelimesinin bu olacağı hiç aklıma gelmezdi..O kadar hayvansever bir mahallede,onca hayvanın içinde aslında bu sonuç çok da şaşırtıcı olmamalıydı..herşeyden önce havlamayı öğrendi garibim.Abarttığım düşünülmesin,çünkü o ilk öğrendiği günler tamamen uykuya daldığı anlarda bile köpek havlamalarını duyar duymaz gözleri kapalı halde kafasını kaldırıp dudakları uzatıp kalan son enerjisiyle bir ''uhhhh''patlatıp öyle koyuyordu kafasını tekrar yastığa,sanki o an o köpeklere katılmasa köpekler küsecek..


Eskilerden bu fotoyu bulabildim,fındık abimizde var,Beto sağdaki arkadaş,ortadakide Ateş.Geçen yıl eski mahallemizi coşturan üçlü. O zamanlar Hamile halimle fındıkla ateşin peşinden az koşmamıştım.Belki taaa..o zamanlardan alışkındı bu seslere kim bilir..
Yeni Mahallemize  ilk taşındığımız günlerde ise yepyeni bir sesle tanıştı..''üürürüüüüüü'' karşımızda tam bir köy evi var,Ali Babanın çiftliğindeki bir çok şey orada da var.horozda var.İlk duyduğunda çok ama çok şaşırdı..tam da havlamayı öğrenmiştim,bu nereden çıktı şimdi der gibi durdu ,bekledi,ne yaptı oğlum horoz dedik..
Kısıtlı repartuarındaki seslerden en çok öksürüğe benzettiği için kısık bir sesle ,öksürür gibi gırtlaktan hırhürüüüüü...gibi bi şey yaparak hepimizi çok güldürdü.
Biz böyle aa..taklit ediyor diye gülerken bir de ne farkedelim,O kuş görünce,horozun sesini çıkarmaya başladı,fındığın resmini görünce ise''uhhh''yapmaya...işte böyle bir gün hiç farketmeden kuş'a kuş deyiverecek köpeğe de köpek belki ama temelleri bugünlerden nasıl atılıyor,nasıl bir heyecan yaşatıyor insana.
ikinci kez dünyayı tekrar keşfetmek bu.
herşeyi bir kez daha çok ama çok sevmek.
Sevmek demişken,hazır konuda  hayvanlarken,geçen hafta misafirlikte yerde bir kafes gördü,içinded de kuş..tamda kendi boyu kadar,ayakta kafesle oynarken birden başladı ağlamaya..Hiç anlam veremedik ne olduğuna,meğer sen daya göbeğini kafese,kuşta göbişinden ısırıvermiş 2 tane..o ağlıyor ben gülüyorum,ben güldükçe o sinir oluyor ..ama yine de korkmadı kuşlardan,hatta geçen gün Evren ablası yazmam için çok ısrar etti..Son zamanlarda balkonda kahvaltı yaparlarken kuşlar geçince Evren hep kuşlara da mama verelim oğlum diyormuş..
Geçen gün yine kahvaltı ederlerken kuş geçmiş, o da ucundan tuttuğu çatalı kuşa doğru tutup''mamma''demiş..
Evren delirmiş..
Hiç kin tutmaz benim minnoşum..Sever hayvanları anası kılıklı.


Son zamanlarda yürümeyle çok uğraştığı için bu tip sorularımızı pek cevaplamaz olmuştu..meğer o doğrusunu öğrenmiş,bu fotoğraf çekilirken anladım..artık''uhh''demiyor baya ''huv,hav''yapıyor,Beto belki buralarda yok ama bizim evde hergün lafı var..iyiki de var..

N'apıyo oğlum Beto??