31 Ekim 2009 Cumartesi

Nüüset amca Taşkıyan artık yok..

Bu hafta Salı günü çok üzücü bir haber aldık oğluşum..Benim için bana dedemden yakın,hayatımda çok özel yeri olan ,kişiliğimin gelişiminde ise sonsuz katkıları olan bir ailenin babasını ,Nüsret amca Taşkıyan'ıkaybettiğimiz haberiydi bu.Ben henüz senden birazcık büyükken beni tanıyıp,tam bir torun sevgisiyle beni seven ciciannem ve eşi ayrılmaz bir ikiliydi..hatta geçen gün 55.evlilik yıldönümlerini kutlamışardı..Dergilerde resimleri olan yaşlı çift resimleri gibiydilerçok sağlıklı yaşayan,2 sene öncesine kadar her yere bisikletle giden,sigarayı ağzına sürmemiş,son günlerine kadar müzikle ve fotoğraf çekmekle uğraşan dünya tatlısı bir insandı Nüsret amca Taşkıran.Seksen altı yaşında ayrıldı aramızdan...

 Şu an sadece elimde en yakın zamanda çekilen birlikte olan bu fotoğrafımız vardı,onu ekliyorum.

Peki neden Nüsret amca Taşkıran?O kadar bizdenlermiş ki,aileden biri zannettiğim amcamı,anaokulda aile bireylerinizi sayın diyen öğretmenime kendi ailemi ad ve soyadlarıyla saydıktan sonra,cicianne taşkıyan,nüset amca taşkıyan.....diye devam ettirmişim..iyi de etmişim..yıllar boyu dedem gibi sevdiğim canım amcam,nur içinde yat,mekanın cennet olsun,üzüldüğüm tek bir şey var..bir haftacık daha dayanabilseydi, oğluşumu kucağına verip,bir de böyle bir fotoğrafı olsun çok isterdim,hatta haberi almadan 2 gün önce onları andığım bir anda bunu annemlede paylaştım,ciciannemi aradım,amcamı sordum,biraz grip olduğunu,o yüzden hastaneye gitmek için evden çıkacaklarını söylediği anda, umarım 1 hafta daha bir şey olmaz ona dedim anneme ortada ciddi hiç bir şey yokken..iyi ki aramışım..değil 1 hafta,2 gün bile dayanamamış bu yılların yorgunu bünye bu gribe..2 gün sonra ağlayan sesiyle Tuğhan abiydi telefondaki ses..size pek iyi bir haber veremeyeceğim dedi ve ben anladım,artık benim hiç dedem kalmadı oğlum....

Hiç yorum yok: